HAKKIMIZDA
Biz Kimiz?

Biz Kimiz?

Otistik çocuk sahibi anne babalar sorunlarına çözüm bulabilmek ve seslerini duyurabilmek amacı ile 1991 yılında Otizme Sevgiyle Bilinçli Hizmet Derneği’ni kurmuşlardır. 6 yıl boyunca bu çatı altında sürdürdükleri çalışmalarını daha kapsamlı­ ve yaygın hale getirmek için gönüllülerin de katılımıyla 1997 yılında yapı değişikliğine giderek derneği vakfa dönüştürmüşler ve böylece TODEV (Türkiye Otistiklere Destek ve Eğitim Vakfı) kurulmuştur. 

1991 yılından beri TODEV, amatör ruhla, otistik bireylerin yararına faaliyetler düzenlemekte, projeler yürütmektedirler. TODEV, 25 yılı aşkın bir süre içinde 2 okul, 1 yaşam merkezi açılmasına önayak olmuş, Atatürk Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü ile işbirliği yaparak, alanda çalışan eğitimcileri, öğrencileri ve aileleri eğitmek amacıyla İstanbul Otizm Eğitim Günleri adı etkinlikler düzenlemiştir. Ülke çapındaki bu etkinlikler otizm konusunda çok önemli çalışmalara imza atmış değerli bilim insanlarını ağırlamış ve otizm hakkında farkındalık yaratma görevini sürdürmek için bu etkinlikleri her yıl gerçekleştirmiştir. Vakıf bu alanlarda çalışmalarını halen sürdürmektedir.

Misyonumuz

  • Otizmde eğitimin önemini ve toplumsal farkındalığı arttırmak,
  • Eğitimde kalite ve niteliğin artması için Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlar ile iş birliği yapmak, otizm dostu kanunlar çıkmasını sağlamak,
  • Toplum ve aile bilinçlenmesi için seminerler ve bilimsel kongreler düzenleyerek üniversiteler ile ulusal ve uluslararası iş birlikleri yapmak, 
  • Ailelerin “Bizden sonra ne olacak?” kaygılarına çözüm bulmak.

Vizyonumuz

  • Ülkede ve dünyada otizmin artmasına neden olabilecek çevresel faktörlerin engellenmesi ve en aza indirilmesini sağlamak, 
  • Bilinçlendirici kamu spotları çekmek, 
  • Otizmli bireylerin ileri yaşlarda bağımsız istihdama hazır olarak yetişmesini sağlamak.

Hedeflerimiz

  • Ülkede ve dünyada OSB/YGB sayılarının artmasını önlemek,
  • Yoğun ve uygun eğitim ile otizmli bireylerin topluma dahil olmasını sağlamak, 
  • Eğitim hayatını tamamlamış her bireyin istihdam ortamlarını oluşturmak,
  • Daha onurlu ve üretken yaşayacakları ortak yaşam alanları oluşturmak,
  • Ailelerin “benden sonra ne olacak” kaygılarına son vermek.